Kayıtlar

Yağmur gibi yağarken açıkhava reklamları...

Resim
Evinizden çıkarken kendinizi korumanın bir yolunu bulun, çünkü açıkhava reklamları yağmur gibi yağıyor! Geçtiğimiz hafta Prof. Dr. Nilüfer Sarı Sezer'in açıkhava reklamcılığı ile ilgili kitabını okudum. Bu blog yazımı da açıkhava reklamları üzerine yazayım dedim.

Ya beynimizi yıkama yalanıyla beynimizi yıkıyorlarsa? Subliminal'e hoş geldiniz

Resim
Subliminal, subliminal, subliminal... Hani Aslan Kral'da bir sahnede arka planda o malum kelime yazıyordu? Hani Pepsi kutularını belirli bir sırayla dizince yine aynı kelimeyi görüyorduk? Hani Volvo da en az bizim kadar heyecanlıydı ? Sıfır algı = sıfır tepki. Yani, subliminal = yok. Görünen o ki, subliminal diye bize işlemeye çalıştıkları şey, buzz yaratmaktan başka bir şey değilmiş.

Mahremiyet mi, ne alaka?

Resim
WhatsApp kilitlendiğinde hayat sekteye uğruyor mu? Yola çıkmadan İBB App’inden trafiğe bakıyor musunuz? Hafta sonunuzu planlarken hava durumu App’ine giriyor musunuz? Nike Running olmadan koşamıyor musunuz? Diz çökün ve biat edin: App Kuşağı’nın askerleriyiz. Harvard’lı Howard Gardner ve Katie Davis, 7 yıllık geniş katılımlı bir araştırmanın sonuçlarını App Kuşağı kitabına taşımışlar. Howard Gardner 50’li yaşların sonlarında; Katie 30’larında, Katie’nin kardeşi Molly ise teenager. Yani Gardner muhtemelen Facebook bildirimlerini nasıl kapatacağını bile ağır aksak öğrenirken Katie bu detayları istediği gibi yönetebiliyor, Molly ise Facebook’tan önceki hayatı bile bilmiyor. Kitabın App’leri ve sosyal medyayı bu 3 kuşağın bakış açılarıyla ele alması çok güzel. Ama ben yavaşça kitabın sınırlarından çıkıp (kendiniz alıp okuyun diye), kitaptan seçtiğim 3 konuda seke seke ilerlemek istiyorum: Başlıyoruz: Ben senin kocişkona “ kocişko ” diye hitap etmene katlanmak zorunda mıyım...

Hava tam nostalji havası… Hadi biraz geçmişle günümüz arasında köprü kuralım

Resim
İstanbul’da bu yağışlı ve fırtınalı hava Pazar gününün tembelliğiyle birleşince, bence biraz eskilere gitmek için ideal bir ortam oluştu. Öyleyse gidelim. Nostaljiden konuşalım. Tabii ki, “tüketimde nostalji’den” (ama tabii siz isterseniz Zeki Müren dinleyebilirsiniz)... Exeter’de okurken en sevdiğim derslerden biri olan “Consumer Behavior” (tüketici davranışları) dersinde, en sevdiğim konulardan biriydi Postmodernizm. Ne bu postmodernizm, ve nostaljiyle ne alakası var?   Postmodern dönemin tüketici profili, günlük mutluluk peşinde koşan, anında tatmin isteyen ve geçmiş ve geleceği içerecek biçimde denemeyi büyük bir arzuyla isteyen, içerik yerine biçime daha çok ilgi duyabilen, geçmişi özleyen, gelecekten çok geçmişle güvende olduğunu hisseden bireylerin oluşturduğu bir dönemdir. Bu tanımdan yola çıkarak, nostaljinin postmodern devir içindeki önemini hemen anlayabiliriz. Nostalji , geçmişle bugün arasındaki köprümüzdür. Nostalji , kaçışımızdır, gülümsememiz...

Markethink ya da Farkethink - Uğur Batı'dan bir kitap daha öneriyorum

Resim
Bu kitap bana çok güzel bir sürpriz oldu: Bir Pazartesi günü, düşük modda geçen bir hafta başında, beklemediğim bir anda gelen kargo, vee paketi açtığımda Doç. Dr. Uğur Batı'dan Markethink ya da Farkethink... Bu kitabın bana iletilmesinde yardımcı olan Sayın Suat Koyuncu'ya da ayrıca teşekkürler etmek istiyorum. Sayenizde muhteşem bir kitapla tanışmış oldum. Deneyimsel pazarlama ve duyusal markalama konusunu işleyen bu kitapta yok yok... Uğur Batı, bu kitaba deneyimsel pazarlamayı anlatarak giriş yapıyor. Herhangi bir deneyim yaşatmayan her markanın ölmeye aday olduğunu anlatan bu ilk bölümlerden markalara söylenmesi gereken en öz öğüt şu:  Hafıza uçucudur, deneyim yaşatın... Bize deneyim yaşatması gerekiyor, peki markanın kendi kendine yaşattığı deneyim? Yani şunu sormak istiyorum: Markanın kendi  hikayesi ? Kendinizden pay biçebileceğiniz üzere, marka hikayeleri etkilidir. Uğur Batı'nın şu satırlarını olduğu gibi aktarmak istiyorum, akabinde kendim de birkaç ör...

Kadınlar Neden Satın Alır? Paco Underhill

Resim
“…Dünyadaki her kadın kendisi için ve elbette, diğer kadınlar için güzel görünmek istediğini bilir…” Aranızda kadınların erkekler için güzel görünmek istediğini düşüneniniz var mıydı zaten?

Seninle çalışmak beni deli ediyor

Resim
Bir kitap bu kadar net başlarsa ben o kitabı okurum. Birlikte çalıştığım kişiler beni deli etmese de okurum; geçmişte deli edenlerin hatırasına okurum, gelecekte deli edeceklerin olasılığına okurum. Bence siz de okuyun, bir köşede bulunsun. Seninle çalışmak beni deli ediyor. Kırmızı Tramvay yayınlarından. Yazarları Katherine Crowley; Kathi Elster.