Kayıtlar

TED etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Yabancılar Tanıştığında...

Resim
Size daha dün başımdan geçen bir olayı anlatmak istiyorum: Dün, eşimle birlikte, bir gün önce internetten kanepemizi sattığımız ve hiç tanımadığımız bir aileyi, elimizde dumanı tüten bir kekle ziyarete gittik. Bantı biraz geri saracak olursak: >> 72 saat önce, online satış portalından, adını bile bilmediğim bir kişi ile kanepenin fiyatı ile ilgili çok kısa bir konuşma yaptık ve ertesi gün kanepeye bakmak üzere eve gelmeleri konusunda anlaştık. >> 48 saat önce ben dışarıdayken, saati netleştirmek için yaptığımız görüşmeyi WhatsApp'a taşıdık. Bu arada alıcının isminin Adria olduğunu ve küçük bir kızı olduğunu öğrendim. >> 46 saat önce eşim aradı, gelen ailenin kanepeye bayıldığını ve kanepeyi hemen aldığını söyledi, ve şöyle de bir not düştü: "Çok tatlı bir Yunan çiftti, görsen bayılırdın. Adria ile dekorasyon zevkleriniz aynı. Hatta televizyon ünitelerimiz bile aynıymış." Bunun üzerine ben, nedenini bilmediğim bir şekilde Adria'ya şöyle...

Kaynayan Nehir

Resim
Bu hikayede Şamanlar var... Bu hikayede bir efsane var... Bu hikayede yüzlerce yıl sır gibi saklanmış doğa mucizesinin muhteşem gerçekliğe kavuşması var. Andres Ruzo, tezi için Peru'nun ilk ayrıntılı jeotermal haritasını çıkarmayı amaçlayan 24 yaşında bir doktora öğrencisi. Peru, Nikaragua ve ABD'de yetişmiş biri olarak, küçüklüğünde dedesinden duyduğu Amazon'daki "Kaynayan Nehir" efsanesine bu yaşında artık bilimsel bir gözle bakıyor ve bunu keşfetmeye karar veriyor. Kaynayan nehir mi? Evet; dedesinin anlattığına göre Amazon'un derinlerinde, altında ateş yanıyormuş gibi kaynayan bir nehir... Tahmin edeceğiniz gibi, işler çok kolay gitmiyor. Bir kere Kaynayan Nehir hakkında söylentiden, efsaneden öteye geçebilecek bilimsel veri yok.  Sonra, bilim insanları bile böyle bir oluşumun imkansızlığından bahsedip konuyu kapatıyorlar. Hatta bir keresinde bir arkeolog Andres'in bir efsaneye bu kadar kafayı takmış olmasına şaşırıp onunla dalga bile geçiyor. Pek...

Hayatın hızını biraz azaltalım mı? Sükunet Sanatı'nın bize vereceği mesajlar var

Resim
Tembel bir Cumartesi öğle sonrası...  Arka planda Leonard Cohen usul usul şarkısını söylerken ben de Hiçbir Yer 'e gitmenin sırlarını öğreniyorum. Haftasonlarını seviyorum çünkü kendime zaman ayırıp hem bloglarımı yazabiliyorum, hem de saate bakma kaygısı olmadan vaktimi geçirebiliyorum. Haftaiçi yazı yazacak pek vakit yok: Sabah erken kalk, kahvaltı et, aceleyle işe koştur, akşama kadar türlü e-mailler-acil durumlar-araya sıkıştırılan işler, verimsiz toplantılar ve ertelenen başka işlerden sonra saat 6 gibi kendini dışarı at, eve gel yemek ye derken belki ortalığı toplayacak, arkadaşlarla kısa bir kahve buluşması yapacak, spora inecek ya da ertesi günün yemeğini yapacak zaman kalıyor. Bu saydığım son dörtlüden birini seçmek zorundayım; zamanı çok dikkatli kullanırsam ikisini de seçebilirim. Ama neden?  Gece yatmadan yarım saat kitap okuma kuralı koymak istemiyorum, akşam saatlerinde kendi keyfimce okumak istediğim bir sürü şey varken bir de iş için yeni araştırmalar ...

İlk izlenimlerimiz bizi nasıl etkiliyor?

Resim
Kim demiş ilk izlenime aldanmam diye? Bence hepimiz ilk izlenimle oluşturduğumuz yargıları bir güzel kullanıyoruz. Bazen fikrimiz tamamen değişiyor, bazen de ilk izlenimimizle aynı kalıyor ama sonuçta kullanıyoruz işte.