Tayland - Phuket Gezi Yazilarim ve Tavsiyelerim: 1. Gün

3 yıldır sadece okuduğum kitapları paylaştığım bu blog hala bir kitap blogu olarak devam ediyor, ama bu küçük istisnayla bloguma farklı bir tat katacağım. Eveet, kendime göre çok radikal bir karar alarak bloguma bir de gezi yazıları eklemeye karar verdim! 

Geçtiğimiz yıllar boyunca çok çok güzel yerler gördüm ve bu kez "Daha önce neden yazmadım? Keşke çok daha önceden yazmaya başlasaydım!" diye kendi kendime hayıflanacağıma bu kez ilk defa gittiğim yerleri kaleme almak istedim. Çok kısa kısa notlar alarak başladığım yazılar birdenbire nehir gibi almaya başladı! Ve gezi yazmanın ne kadar keyifli olduğunu farkettim! Kısmet olursa Onur'la görmek istediğimiz daha çok yer var, zamanı geldikçe biz yeni yerler gördükçe onları da an be an yazacağım artık.

Bu blog serisinde size hem deneyimlerimi anlatacağım hem de tavsiyelerim, ipuçlarım, uyarılarım olacak. Böylece bu yerlere gitmeyenler gitmiş gibi olacak; gitmeyi planlayanlar kaçırılmayacak öneriler bulacak; gidenler ise benim yazılarımı okuyarak anılarını bir kez daha yaşayacak :) 

Şimdi hedef Tayland! Rota Phuket! Burada ilk 3 gün Patong Plajı'nda, 2 gün Phi Phi Adalarında, 2 gün de Mai Khao'da kalacağız. Aylar önce kafamızda kaba planını yaptığımız bu tatilin uçak, konaklama gibi asıl önemli ayarlamalarını tembellikten ve üşengeçlikten bir türlü harekete geçemediğimiz için kafamızdaki tarihten ancak bir hafta önce tamamlayabildik ve sonrasında "Hakkaten gidiyoruz la!" diye kendi kendimize baya bir şaşırıp heyecanlandık.

Biz Dubai'den Emirates Airlines ile Phuket'e direkt uçtuk (6 saat); aktarma yapmadık (11 saat). Qatar Airways daha uygun diye biliyorum, gidecekler onu da değerlendirsinler derim.


Phuket yolları: İnişe geçiyoruz


Neyse, başlıyoruz. Uçaktan inince size üzerinde "Arrival" ve "Departure" yazan iki adet kart verecekler. Size verdikleri kartla direkt pasaport kuyruğuna giriyorsunuz, başka yere uğramanıza gerek yok. Küçük ve eski bir havaalanı var, çok beklentiye girmeyin, zaten Phuket'e havaalanı için gitmiyorsunuz, öyle değil mi? :) 
Çıktığınızda kendinizi yoğun bir 'taksi ve minibüs ayarlamaya çalışan insan kalabalığı' içinde bulacaksınız. Fiyatlar genelde aynı. Otobüs de var ama dandik, boşverin. Bizim ilk hedefimiz olan Patong Beach'e minibüsler 180 Baht'a, taksi de 800 Baht'a götürüyor. Minibüsü seçince ne kadar bekleyeceğinizi bilmiyorsunuz, 5 dakika da olabilir 35 dakika da. O yüzden benim yarım saat boyunca "Yok yaa minibüse binelim" diyen inadım en sonunda kırıldı ve Onur'un başından beri istediği şekilde taksiye atlayıp yola koyulduk. Bu arada "Baht ne kadar ki ya?" dediğinizi duyar gibiyim, 1 TL = 12 Baht (Selvi'ye duzeltme icin tesekkurler :)) 

Patong, havaalanından yaklaşık 1 saat uzaklıkta. 

Biz Patong'da The Gig Hotel'de kaldık. The Gig çok yeni bir bina; tam bir "bütçe oteli". Kesinlikle lüks beklemeyin ama tertemiz, balkonu var, odası havadar, klimalı ve konforlu. Çok da özenle dekore edilmiş. Ben ilk andan itibaren bayıldım. Otel yürüyerek Patong Beach'e 10 dakikalık ve meşhur Bangla Walking Street'e 5 dakikalık mesafede. Daha sonra farkettik ki, otelimiz gitmek istediğimiz çoğu yere max 15 dakika yürüyüş mesafesinde olan süper bir yerdeymiş.

Terasında güzeeel de bir havuzu var. Havuz Patong manzaralı ve küçük bir otelden beklemediğiniz kadar güzel. Eğer sizin de Patong'dan beklentiniz merkezi, güvenilir bir yerde kalmak ve istediğiniz her yere hop diye ulaşabilmekse, kesinlikle önereceğim bir otel. Buyrun bu da web sitesi:
http://www.thegighotel.com/

Eşyaları otele bırakır bırakmaz kendimizi Patong Plajı'na atalım dedik. Patong plajı otelden yürüyüş mesafesiyle 10 dakika kadar ama tabii bu sure uzadı çünkü hem ilginç dekorasyonlu barlara hem de hediyelikçilere bakıp fotoğraf çekerken baya bi oyalandık.



Öncelikle size benden amme hizmeti :) Buyrun, harita:


Tiger en ünlü gece kulüplerinden. Bu da gündüz gözüyle Tiger.
Patong dalgalı ve kirli bir denize sahip. Ama manzarası güzel- yine de Tayland'da oldugunuzu pek hissettirmiyor; bana biraz sıradan geldi. 

Kumsalda şezlong yerine şezlong minderleri var, arkasını kumla tepe yapıp şezlong formu oluşturuyorlar. Böyle 2 "şezlong" + 1 şemsiye fiyati 200 Baht (16-17 lira). 




Siz güneşlenirken dakika başı çeşitli satıcılar sizi sabote ediyor. Taze meyve tabağından masaja, dondurmadan bluetooth hoparlöre, bağıştan hint kınasına... çok geniş bir yelpazede ürün ve hizmet satmaya çalışıyorlar. Başta biraz gına gelecek size de ama daha sonra o meyve tabağını söylediğinizde ve o inanılmaz lezzetli mangoları, rambutanları, papaya, karpuz ve ananasları yediğinizde "Ohh dünya varmış" diyeceksiniz :))

Parasailing yapanları izlerken bir an ne oldugunu anlamayacaksınız ama hemen sonra farkedeceksiniz ki görevli çocuklar da müşterilerle birlikte biniyor ve cambaz gibi iplerin arasında takılıyorlar. Ben ilk gördüğümde nefesim kesildi, o görevli çocuk bir anlık dalgınlık yaşasa kaç metreden denize çakılabilir; ama kötü düşünüp "çağırmamak" için kafamdan bu düşenceleri kovaladım ve görevli çocukların maymun gibi ipler arasında taklalar atmalarını keyifle izlemeye koyuldum.

Neyse, Patong plajında deniz kirli, güneş da acayip yakıcı olunca fazla oyalanmadan kalkıp kıyıya paralel Thaweewong Road (diğer adıyla Patong Beach Road) üzerinde yürümeye başladık. "Düzgün" bir masajcı ararken gözümüze Pimnara Spa ilişti. Çok cool, tertemiz ve bakımlı bir mekanda Thai masajımızı yaptırdık (yani dayağımızı yedik), kişi başı 500 Baht (40 lira :)) ödedik ve inanılmaz huzurlu bir şekilde oradan ayrıldık. İşte tatil budur! Hayat çok güzel :) 


Pimnara Spa

Masajdan çıktık, baktık ki saat daha 3! Geçmeyen gün yapmışlar! (Tatillerin ilk günlerini bu yüzden çook seviyorum, zaman çok yavas akıyor); plaja da dönmek istemediğimiz icin öncelikle ertesi günün planını yaptık. (Not: Yine Thawewoong caddesi üzerinde tesadüfen girdiğimiz Phuket Tour firmasında Beer isimli görevli bizle ilgilendi, inanılmaz tatlı ve güleryüzlü bu kızımızı daha sonraki günler için yeniden ziyaret ettik. Yeri tam Phuket Beach Club'ın önü. Gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.)  Sonra ne yesek ne yesek diye düşünürken önceden heveslendiğimiz Hard Rock Cafe'yi (evet, burada bir Hard Rock mevcut :)) aramaya üşenince kendimizi yine Thaweewong üzerindeki Tropica isimli bungalow-restoranda bulduk. Biz full force Thai Food söyledik :) Green curry olsun spring rolls olsun, daha ilk gunden Tay mutfağına doyduk :)




Bangla Road'daki otelimize donerken tabii ki Türk dönerciyi görünce şaşırmadık :) Bu sokak sizi türlü sebeplerden cezbetmeye çok müsait; adım başı bar, pub, Nutella pancake'ci derken biri olmazsa diğeri sizi yoldan çıkarıyor :)



Gelelim gece hayatına :)


Biz saat 10 civarı kendimizi Bangla Walking Street'e attık. 

Daha önce söylediğim gibi, Bangla onlarca açık hava barının yan yana olduğu bir cadde; akşamları trafiğe kapalı, tamamen yayalara ait. Turizm sezonu olmamasına rağmen her yer yine de kalabalık ancak çok sıkış tepiş olmadığı için rahat yürüyüp istediğiniz yerlere girip çıkabiliyorsunuz- sadece, gündüz yolunuzu kesen satıcılar akşam form değiştirip eğlence ve şov satmaya çalışan kişilerle doluyor. Thailand'i bilirsiniz; çeşitli erotik şovlarla kendilerine çekmeye çalışıyorlar ancak bu satıcıların sayısı o kadar fazla ki, iki adımda bir ya birine "no thank you" demek, ya yolunuzu hafifçe değiştirmek ya da ileride sabit bir noktaya gözünüzü dikip satıcıları görmezden gelerek yürümek zorunda kalıyorsunuz. Yani rakamlarla konuşacak olursak; normal hızda 5-6 dakikada bitirdiğimiz Bangla yolunda toplamda 20'den fazla kişi yolumuzu kesti, bunun iki katı kadar da yolumuzu kesmeyen kişi vardı, öyle düşünün.


Neyse, işin bu kısmı tabiri caizse bana biraz et pazarı gibi geldi, sokaktaki kalabalığın yarısını dansçılar, showgirl'ler oluşturuyor ve hepsi gülümsüyor ve eğleniyorlar; siz de ister istemez kendinizi o ışıltıya, müziğe kaptırıp derin düşünüp dertlenme işini geçici olarak bir kenara bırakıyorsunuz.

Bu da Tiger'ın gece hali

Gördüğünüz gibi Patong "şirin mi şirin" bir sahil kasabası değil



Bangla Walking Street'teki çılgın atmosferin yoruculuğundan, kendimizi ancak Bangla'yı dik kesen Thaweewong caddesine (yani Patong Beach Road) atınca kurtarabildik. Burada denizden gelen esinti ve görece sükunet bize ilaç gibi geldi. 
Seyyar satıcıların mısırları, pankekleri, deniz ürünleri ve masajcıların-taksicilerin seslenmeleri eşliğinde közde mısırımızı, buz gibi coconut'ımızı alıp sakin sakin yürüyüp gezindik. 

Bu arada çok fazla "fake" ürün var; özellikle makyaj malzemeleri, makyaj fırçası setleri ve daha neler neler. Sigma fırça setini 1000 Baht'a bağladık öyle söyleyeyim; yani yaklaşık 80 lira :) (Zannedersem orijinali 400 liradan fazla)



Evet, bu geceyi erken bitirdik, ertesi gün Khai adalarında snorkelling ve tembelling'e gideceğimiz icin bizi sabah 7 buçukta alacaklar; yolumuz da uzun olduğu icin perişan olmayalım dedik ve saat 1'e doğru otele dönüp yorgun ve şaşkın bedenlerimizi uykunun sakin ve güvenli kollarına bıraktık.



Şimdilik iyi geceler :) Yarın yepyeni bir gün!

Bu blogdaki popüler yayınlar

Neden ile başla - Simon Sinek

Batna, Zopa ve Sonuç Alıcı Müzakere