Kayıtlar

Ağustos, 2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

İş mi Aşk mı?

Resim
Hayır, “Hayatınızda hangisi daha önemli yere sahip?” konulu bir yazı değil bu. Konu şu: İşe alım sürecindeki adayların yaşadığı kalp çarpıntılarının, biriyle ilk defa buluşmaya giden bir “aday”ın yaşadıklarına ne kadar benzediği ve bu hissi iş adayına yaşatmanın ne kadar yanlış olduğu.


Bir düşünün: Biri var. Sizi bir yerde görüp beğendi, ya da hayalindeki kişinin tam sizin gibi biri olduğunu farketti, ya da ortak tanıdıklar bir şekilde sizi tanıştırmak istediler; “Bir şey çıkmasa da bir tanışın canım, ne olacak?” dediler, ya da onun sizden haberi bile yoktu ama siz onun ilgisini çekmeyi başardınız ve… bir gün telefonunuz çaldı.
Evet, arayan o firma! Görüşmeye çağrıldınız. Mülakat tarihi belirlendi ve o belirlendiği an geri sayım başladı. Giyecekleriniz, diyecekleriniz önceden hazırlandı, beklentilerinizi oluşturdunuz, ikircikli sorulara hazırlıklısınız, en güçlü yanlarınızı da en zayıf yanlarınızı da biliyorsunuz; bir kriz anını nasıl başarıya dönüştürdüğünüzü anlatan case study’niz za…

Hayatın hızını biraz azaltalım mı? Sükunet Sanatı'nın bize vereceği mesajlar var

Resim
Tembel bir Cumartesi öğle sonrası...  Arka planda Leonard Cohen usul usul şarkısını söylerken ben de Hiçbir Yer'e gitmenin sırlarını öğreniyorum. Haftasonlarını seviyorum çünkü kendime zaman ayırıp hem bloglarımı yazabiliyorum, hem de saate bakma kaygısı olmadan vaktimi geçirebiliyorum. Haftaiçi yazı yazacak pek vakit yok: Sabah erken kalk, kahvaltı et, aceleyle işe koştur, akşama kadar türlü e-mailler-acil durumlar-araya sıkıştırılan işler, verimsiz toplantılar ve ertelenen başka işlerden sonra saat 6 gibi kendini dışarı at, eve gel yemek ye derken belki ortalığı toplayacak, arkadaşlarla kısa bir kahve buluşması yapacak, spora inecek ya da ertesi günün yemeğini yapacak zaman kalıyor. Bu saydığım son dörtlüden birini seçmek zorundayım; zamanı çok dikkatli kullanırsam ikisini de seçebilirim.
Ama neden?  Gece yatmadan yarım saat kitap okuma kuralı koymak istemiyorum, akşam saatlerinde kendi keyfimce okumak istediğim bir sürü şey varken bir de iş için yeni araştırmalar yapmak istemiyoru…