Üç Ceket Karar Verme Yöntemi

Evet yine bir karar verme süreci, yine bu sürece denk gelen bir "karar" kitabı... Daha önce karar almak-karar vermek arasındaki farkı anlatan süper bir kitap tanıtmıştım; şimdi ise huzurlarınızda karar verme süreçlerini yöneticilerin perspektifleriyle -pardon, ceketleriyle- gösteren bir kitap var.


Kaynak: http://optimistkitap.com

Ceket ne alaka?
Dediğinizi duydum. En baştan başlayalım: 1985'te Edward De Bono, insanların kavrama ve düşünme biçimlerini sembolize etmek için "Altı Şapka (Six Thinking Hats)" yöntemini geliştirmiş ve her bir şapkaya ayrı renk vermiştir. Burada örneğin beyaz şapka objektif bilgiler sunan, sarı şapka iyimser görüşler bildiren, mavi şapka ise büyük resmi görendir. De Bono, daha sonra bir de Altı Ayakkabı yöntemini geliştirmiştir. Hafızamız resimlerle ilişkilendirilen duygu ve düşünceleri kolay hatırladığı için kitabımızın yazarı Mete Han da kendi ifadesiyle "De Bono'nun elbise dolabında bıraktığı seçeneklerden 'ceket'i alarak" Üç Ceket Karar Verme Yöntemini geliştiriyor :) (s. 19-20)

Olay şu: Elimizde bir lacivert ceket, bir kahverengi ceket, bir de mont ceket var (bu sonuncusuna sadece "mont" diyeceğim).
Lacivert ceket: CEO'ların toplantılarda giydiği koyu renkli, şık ve ağır ceket... Bu ceketi giydiğimizde hayatımızı bir helikopterden izler gibi bütünsel, tüm yönleriyle görebiliyoruz.
Kahverengi ceket: Orta kademe yöneticimizin ceketidir. Burada hayatımıza helikopterden bakmıyoruz ama hem planlama yapabilecek kadar yüksek, hem de önemli detayları fark edebilecek kadar sahaya yakın bir yerdeyiz.
Mont (kitapta: mont ceket): Operasyon insanlarının, yani birinci kademe yöneticilerin giydiği ceket bu.... Bunu giyince artık odaklı, kararlı bir birinci kademe yönetici gibi, hızlı karar veriyoruz; mümkün olduğunca verimli çalışmak, rutin işleri hızlıca aradan çıkarmak ve önemli işleri tamamlamak amacımız.

Fotoğraf: www.pexels.com
Ben bu kitabı neden sevdim?
Beni artık tanımışsınızdır; ben içinde günlük hayattan kesitler bulabildiğim, pratiğe dökebildiğim, kendime uyarlayabildiğim kitapları seviyorum. İşte bu kitap da onlardan biri. Çünkü Mete Han bize yalnızca değişik kademelerdeki yöneticilerin düşünüş ve karar veriş şekillerini anlatmıyor, aynı zamanda kişisel kararlarımızı verirken bu ceketleri nasıl giymemiz gerektiğini de gösteriyor.

Peki kişisel hayatımızda bu üç ceketle aldığımız kararlar nelerdir?
En yalın haliyle özetleyecek olursam; gelecek için yarattığımız vizyonla ilgili kararlar, hayatımızın dönüm noktasında verdiğimiz büyük değişim ve dönüşüm kararlarımız lacivert ceket kararlarımızdır. Bazı önemli kararlar ise aslında diğer kararlarımızı etkileyecek referans niteliğinde kararlardır ve üzerlerinde biraz daha derinlikli düşünmemiz gerekir. Örneğin kişiliğimizle, kişisel misyonumuzla, vizyonumuzla, keşfedilmemiş hedeflerimizle ilgili verdiğimiz kararlarımızı lacivert ceketimiz sayesinde veriyoruz.

Bu vizyon kararlarını verdikten sonra ise sıra harekete geçmeye geliyor. Yani kahverengi ceketi giymeye. Burada, lacivert ceketle verdiğimiz kararları uygulamaya geçirmek için planlama yapıyoruz, ara hedefleri belirliyoruz, ve çok sayıda bağlı işi koordine ediyoruz. Ve benim kendim için en önemli gördüğüm erteleme tuzağından kurtulmak için planlama aşaması da kahverengi ceket kararlarından. Kahverengi ceketi giyerek basit de olsa bir plan yapmak ve bazı adımları ve tarihleri netleştirerek planı somutlaştırmak bizi erteleme tuzağından kurtarabilir. (s. 36)

Ertelemeyin, önce önemli işleri bitirin.
Fotoğraf: www.pexels.com

Bunu biraz açalım: Size de oluyor mu hiç? Önünüzde o gün ya da o hafta yapmanız gereken işler var; ve bunların bazıları acil, bazıları ise önemli. Ama siz onlar dururken enerjinizi önce günlük ıvır zıvır işlerinizi halletmek için kullanmaya başlıyorsunuz. Günlük işler "aradan çıksın" da önemlilere odaklanayım diye düşünürken baya vakit kaybediyorsunuz. Sonra nihayet günlük işlerinizi hallettiğinizde maalesef enerjinizin ve motivasyonunuzun da büyük bir bölümünü -tabiri caizse- "halletmiş" oluyorsunuz ve böyle böyle o önemli işleri ertelemeye başlıyorsunuz. Aslında bunun -üniversitede yurtta ya da evde fark etmez- finallere çalışmaya başlamadan önce esaslı bir temizliğe, bulaşık çamaşır yıkamaya girişmekten hiç farkı yok.

İşte kahverengi ceket kararları bu nedenle önemli: Lacivert ceketinizi üzerinize geçirip aldığınız önemli kararları uygulayabilesiniz diye kahverengi ceketi giyiyorsunuz.

Peki sonrası? Sonra sıra geliyor kolları sıvayıp montumuzu giymeye! Mont sayesinde hem lacivert ceketimiz ile aldığımız kararları gerçekleştirmeye yönelik aksiyonları alıyoruz hem de rutin işlerimizi tamamlayacak kararları veriyoruz. Rutin işler, eğer akıllıca hareket etmezsek, yukarıda anlattığım "günlük işler" kadar büyük açmazlara sokabilir bizi. Ben rutin işlerin yönetilmesinin önemini direkt yazarımızın ağzıyla aktaracağım:

Rutin işler omzumuzda oynaşan küçük maymunlara benzer. Varlıklarıyla dikkatimizi dağıtır, sürekli bizi rahatsız ederler... Bu maymunlardan kurtulmanın iki yolu vardır. Birincisi zaman yönetimidir... İkincisi bazı 'maymunları' önemsemeyerek ya da yok sayarak yolumuza devam etmektir. Yapılacak öncelikli işleri saptamak bir sanattır, ama hangi işlerin yapılmayacağına karar vermek de bir sanattır (s. 41).

İşte mont kararlarımız bu noktada devreye giriyor.

Ben yönetici değilim, bu kitap ne işime yarar?

Basit: Üç ceket karar vermek yöntemini günlük hayatınızda rahatlıkla kullanabilirsiniz. Kısa kısa bakalım bakalım nasıl oluyor:

Üst düzey yöneticilerden kişisel kararlarımız için öğrendiklerimiz: Lacivert ceket
Hayatımızda büyük etkisi olacak kararlar verme arifesindeysek, detaylardan uzaksak ve belirsizlikler fazlaysa üst düzey yönetici gibi düşünmemiz gerekiyor demektir. Yani? Yanisi lacivert ceket. Çok kısa bir özetle, hedef koyabiliyorsak, durumu bir helikopterden bakıyormuşuzcasına genel görebiliyorsak, sentez yapabiliyorsak, stratejimizi belirleyebiliyorsak, birçok kaynaktan bilgi toplayabiliyorsak, kararlarımızı sosyal ortamın beklentilerini sarsmadan uygulayabiliyorsak, kendi değerlerimizi net bir şekilde belirleyebiliyorsak işte o zaman lacivert ceketimizle düşünüyoruz demektir.

Orta kademe yöneticilerden kişisel kararlarımız için öğrendiklerimiz: Kahverengi ceket
Orta kademe yönetici becerilerinden kişisel kararlarımız için yapabileceğimiz en önemli çıkarım, her önemli kararın uygulamaya geçmeden önce planlanmak zorunda olduğudur (s.104). Bu aşamada yapmamız gerekenler; araştırma yapmak, planlama ve organizasyon yapmak, belirsizliklerin üstesinden gelmek için B planı yapmak ve yapılması gereken işleri koordine etmek bu ceketle attığımız adımlardan.
Haydi, aksiyona geçme zamanı!
Fotoğraf: www.pexels.com

Birinci kademe yöneticilerden kişisel kararlarımız için öğrendiklerimiz: Mont ceket
Müdürlerin karar verme beceri ve yöntemlerini kişisel kararlarımız için şöyle uyarlayabiliriz:
Karar verdiğimiz konuyla ilgili saha araştırması yaptığımızda, alternatifleri belirleyip değerlendirme becerisine kavuştuğumuzda, zamanı yönetip verimli çalışmayı başardığımızda (yukarıda bahsettiğim rutin işleri hatırlayın) montun hakkını veriyoruz demektir.

Son söz
Bu yazıyı da kitabın yazarı Mete Han'dan bir alıntıyla bitirelim:
Hayat eylem demektir. Eylem de mont ceket kararları ile bütünleştiği için günlük hayatımızda en çok yeri onlar işgal eder; lacivert ceket kararları eylemden uzak olduğu için zaman kaybı gibi görünür, kahverengi ceket kararları ise somut bir sonuç göremediğimiz için bize angarya gibi gelir. Halbuki hayatımızı özel yapan lacivert ceket kararlarımızdır. Ve başarılı lacivert ceket kararlarının arkasında kahverengi ceketle yaptığımız planlama ve mont ile yaptığımız uygulamalar vardır. (s. 131)

O halde, haydi kararlarımızı gözden geçirmeye!

Keyifli okumalar!

Üç Ceket Karar Verme Yöntemi, Mete Han. Optimist'ten.

Irmak













Bu blogdaki popüler yayınlar

Neden ile başla - Simon Sinek

Batna, Zopa ve Sonuç Alıcı Müzakere